Bu yazıda Paris'in gizli saklı köşelerinden birinden, La Promenade Plantée ya da bir başka deyişle La Coulée Verte’ten bahsetmek istiyorum.
Paris’te en sevdiğim mekanlardan birini daha tanıyacağız bu yazıda. Ne zaman Montmartre taraflarında gezsem, Sacré Coeur‘ü görmeye gitsem, yolum Pigale‘e ya da Anvers’e
Hep söylüyorum: Paris’te her zevke, her talebe, her kişiye göre gezip görecek bir yer illa ki var. Bilmem kimin ilgisini
Fransızlar, doğa koşullarından korunmak için olsa gerek “su kenarında keyif çatmayı, daha doğrusu yemeyi içmeyi bizler kadar çok sevmiyorlar” der
Pariste.Net'i takip edenler Paris'te 4 tanesi yaya, 33 tanesi taşıtlar için olmak üzere toplam 37 köprü bulunduğunu biliyorlar. Bu yazıda
"Bir şehirde gezilecek görülecek yerler arasında mezarlığın ne işi var?" diye düşünüyor olabilirsiniz ama bu yazıyı okuduktan, fotoğraflara baktıktan, hele
Paris'in Notre Dame Katedrali'nden sonraki en büyük kilisesi Saint-Sulpice (sen sülpis), gerek mimarisiyle, gerek içinde barındırdığı "kutsal emanetler" ile önünde
Paris'i ortadan ikiye bölen Seine Nehri'nin üzerinde, Paris'in tam merkezinde üç tane ada bulunur ve bu adalardan ikisi yan yanadır.
İlk olarak 14 Şubat 2014'te yayınlandığım, düzenli olarak da güncellediğim bu yazının konusu "Aşk" temalı çok özel bir yer: Seni