Paris'e ilk yerleştiğim zamanlar Fransa'da başkanlık seçimleri vardı ve o zamanlar François Hollande ile Nicolas Sarkozy başkanlık için yarışıyorlardı. İşte
Paris'te bir metre taşı olduğunu biliyor muydunuz? Bir uzunluk ölçüsü olarak metre hepimizin hayatında olağan bir o kadar da vazgeçilmez bir
Champs-Elysées'de yürürken genelde Zafer Takı'nın oradan yola çıkarız, oradan Concorde'a kadar gücümüz yettiğince yürür, yolda dükkan-mağaza gezer, sonra Jardin des
Paris'te yaşayan bir İstanbullu'nun en büyük özlemi Boğaz'a karşı bir şeyler yiyip içememek, eş dost sohbetlerinde bulunamamaktır haliyle. Boğaz'dan, denizden
Paris'e yeni yerleştiğim zamanlardı, 2. arrondissement'da, Place Vendôme'dan Opéra'ya doğru yürüyor, bazen çevreme, bazen binalara bazen de vitrinlere bakıyordum. Sergilenen birbirinden
Bu yazıda Paris'in gizli saklı köşelerinden birinden, La Promenade Plantée ya da bir başka deyişle La Coulée Verte’ten bahsetmek istiyorum.
Paris’te en sevdiğim mekanlardan birini daha tanıyacağız bu yazıda. Ne zaman Montmartre taraflarında gezsem, Sacré Coeur‘ü görmeye gitsem, yolum Pigale‘e ya da Anvers’e
Hep söylüyorum: Paris’te her zevke, her talebe, her kişiye göre gezip görecek bir yer illa ki var. Bilmem kimin ilgisini
Hayatımda gittiğim ilk sinema Kadıköy Reks miydi yoksa Kadıköy Süreyya mıydı hep karıştırırım ama Reks sinemasının bendeki yeri ve önemi